ABD-İsrail-İran Savaşında Son Durum: Vurulan Hedefler, Füze Saldırıları ve Hürmüz Krizi

ABD ve İsrail’in İran’la savaşa girmesinin üzerinden yaklaşık sekiz ay geçti. Çatışmaların temposu düştü ama savaş bitmedi. Büyük çaplı hava harekâtları haftalardır askıda; buna karşın Hürmüz Boğazı’nda gemiler vurulup batmaya devam ediyor, Tahran Körfez’in denizaltı internet kablolarını hedef göstermeye başladı, Washington ve Tel Aviv’de ise yeniden kapsamlı saldırıya geçme seçeneği açıkça konuşuluyor. İran Deniz Kuvvetleri 19 Ekim’de ABD’nin Konarak deniz üssünü vurduğunu açıkladı; bir ABD’li yetkili ise bu iddianın doğru olmadığını söyledi. Çatışmanın geldiği nokta, vurulan hedefler ve bundan sonrası için olası senaryolar şöyle:
- Savaşın başlangıcı: 28 Şubat 2026, ABD ve İsrail’in İran’a ortak saldırısı
- Dini lider Ali Hamaney öldürüldü, yerine oğlu Mücteba Hamaney geçti
- ABD’nin teyit edilen son büyük saldırı dalgası: 1 Eylül (Bender Abbas, Çabahar, Keşm Adası)
- Eylül sonundan bu yana füzeyle vurulan iki konteyner gemisi battı
- Brent petrolün varil fiyatı 20 Ekim’de 110 dolar civarında seyretti
Savaş bu noktaya nasıl geldi?
Savaş, Tahran’ın uranyum zenginleştirmeyi tamamen durdurma talebini reddetmesinin ardından 28 Şubat’ta ABD ve İsrail uçaklarının İran’ı vurmasıyla başladı. İlk dalgada askeri ve nükleer tesisler ile üst düzey yönetim hedef alındı; Dini Lider Ali Hamaney hayatını kaybetti. Uzmanlar Meclisi, oğlu Mücteba Hamaney’i halef olarak belirledi. Başkan Donald Trump üç hedef açıkladı: İran’ın balistik füze kapasitesini yok etmek, donanmasını ortadan kaldırmak ve vekil güçlere desteğini kesmek.
İran buna İsrail’e ve Bahreyn, Ürdün, Kuveyt, Katar ile Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki ABD üslerine füze ve İHA saldırılarıyla karşılık verdi. Körfez ülkelerinde havalimanları ve petrol tesisleri dahil enerji ve sivil altyapıyı da vurdu, Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatarak küresel bir enerji şokuna yol açtı. Washington ise İran limanlarına deniz ablukası uyguladı.
7 Nisan’da ilan edilen iki haftalık ateşkes hiçbir zaman tam anlamıyla tutmadı. 14 Haziran’da Pakistan’ın arabuluculuğuyla imzalanan mutabakat zaptı, Hürmüz’ün yeniden açılmasını, Lübnan’da Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmaların sona ermesini ve 60 günlük bir ateşkesi öngörüyordu. O günden bu yana iki taraf da birbirini anlaşmayı ihlal etmekle suçluyor.
Yaz aylarından bu yana vurulan hedefler
Konarak, 13 Temmuz. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran’ın Umman Denizi kıyısındaki Konarak’ta askeri hedeflere beş saat süren bir operasyon düzenledi. Komutanlık, amacın İran’ın ticari gemilere saldırı kapasitesini zayıflatmak olduğunu açıkladı.
Bender Abbas, Çabahar ve Keşm, 1 Eylül. Teyit edilen son büyük dalgada ABD kuvvetleri yaklaşık altı saat boyunca güney İran’daki Devrim Muhafızları (DMO) mevzilerini vurdu. CENTCOM, “hava savunma noktalarını, radar sistemlerini, deniz unsurlarını ve tesislerini, mayın döşeme kabiliyetini ve haberleşme noktalarını” hedef aldığını duyurdu. Trump, saldırıların İran’ın boğaza yeni mayın döşeme girişimine, ticari gemilere yönelik yeni saldırılara ve Ürdün’deki bir ABD üssüne atılan balistik füzeye yanıt olduğunu söyledi.
İran’ın füzeli karşılığı. İran aynı gün misilleme yaptı. Ürdün Silahlı Kuvvetleri 13 füzeye müdahale ettiğini ve bunlardan onunu düşürdüğünü açıkladı. Kuveyt füze ve İHA saldırısına maruz kaldığını bildirdi, DMO ise Kuzey Irak’taki Erbil hava üssündeki ABD tesislerini hedef aldığını duyurdu. Bir ABD’li yetkili, ilk belirlemelere göre Amerikalı kayıp olmadığını söyledi. İran medyası ayrıca Konarak yakınlarındaki Kuhestak’ta düğün sırasında bir binanın vurulduğunu aktardı; İran Kızılayı beş kişinin öldüğünü, 68 kişinin yaralandığını açıkladı. Bu saldırının kim tarafından yapıldığı netlik kazanmadı.
Konarak, 19 Ekim. İran Deniz Kuvvetleri, yerel saatle 01.00 sularında ABD kuvvetlerince atılan iki mühimmatın Konarak deniz üssündeki 35 mm’lik bir uçaksavar topunu vurduğunu ve iki personelin yaralandığını açıkladı. CENTCOM saldırıyı doğrulamadı; bir ABD’li yetkili CNN’e İran’ın iddiasının doğru olmadığını söyledi. Doğrulanması halinde bu, yedi hafta sonra İran topraklarına yapılan ilk ABD saldırısı olacak.
Denizdeki savaş: Hürmüz hâlâ cephe hattı
Çatışmaların ağırlık merkezi artık deniz. 23 Eylül’de Antigua ve Barbuda bayraklı bir konteyner gemisi füzeyle vurulduktan sonra battı. 10 Ekim’de CENTCOM, ablukayı delmeye çalıştığını belirttiği bir kargo gemisini etkisiz hale getirdi; aynı gün Umman açıklarında bir tanker İHA ile, boğaz içinde ise başka bir tanker kimliği belirsiz bir mühimmatla vuruldu. 13-14 Ekim’de Singapur bayraklı bir konteyner gemisi füze isabetinin ardından battı, iki konteyner gemisi daha hafif hasar gördü.
DMO Deniz Kuvvetleri, 16 Ekim Cuma günü bir petrol tankerinin deniz mayınına çarptığını öne sürdü. CENTCOM ise bu açıklamaya itiraz ederek bir konteyner gemisinin İran’a ait bir mühimmatla vurulduğunu bildirdi.
İki taraf boğazı birbirine taban tabana zıt biçimde tarif ediyor. DMO, Hürmüz’ü “kapalı” ilan etti, 122 gemiyi kara listeye aldığını ve boğazın yeniden açılması için yedi şart koyduğunu açıkladı. CENTCOM Komutanı Oramiral Brad Cooper ise boğazın “ABD ve bölgedeki ortakları tarafından kontrol edildiğini” ve “trafiğe açık” olduğunu söyledi. Cooper, geçen hafta yaklaşık 400 ticari geminin boğazdan geçtiğini, ABD destekli operasyonlar sayesinde Körfez’deki ortakların 100 milyon varilin üzerinde ham petrol taşıdığını belirtti.
İran’ın yeni tehditleri: Denizaltı kabloları ve veri merkezleri
Tahran olası hedeflerin listesini genişletiyor. DMO Sözcüsü Tuğgeneral Hüseyin Muhibbi, Washington’ı yeni saldırılara karşı uyararak Hürmüz’den geçen ve internet, bankacılık ile askeri veri trafiğini taşıyan yedi denizaltı internet kablosunu açıkça hedef gösterdi. Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai, savaş yeniden başlarsa toplam değeri 2 trilyon doları bulan denizaltı kablolarının, veri merkezlerinin ve yapay zekâ tesislerinin hedef olabileceğini söyledi. Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ise ayrıntı vermeden bir “Basra Körfezi Veri Otoritesi” kurulacağını duyurdu.
Bu tehditler kâğıt üzerinde kalmış değil. Mart başında İran İHA’ları BAE ve Bahreyn’deki Amazon Web Services veri merkezlerine hasar verdi. DMO 31 Mart’ta Microsoft, Google, Meta, Apple, Oracle ve Nvidia’nın da aralarında bulunduğu 18 ABD teknoloji şirketini olası hedef olarak ilan etti.
Yeni bir ABD-İsrail saldırı dalgası kapıda mı?
İşaretler tırmanışa işaret ediyor. Axios’un haberine göre ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, kapsamlı çatışmaya geri dönme görüşmelerinin sürdüğü bir dönemde İsrail’e habersiz bir ziyaret yaparak Başbakan Binyamin Netanyahu ile bir araya geldi. Netanyahu’nun Trump’a “bitirilmesi gereken bir iş” olduğunu söylediği aktarılıyor; İsrail Başbakanı İran yönetimini devireceğini de açıkça dile getirdi. CNN 15 Ekim’de Pentagon’un “bombaların anası” olarak bilinen GBU-43/B’yi İran’daki askeri hedeflere karşı kullanmayı değerlendirdiğini yazdı; Beyaz Saray yorum yapmadı.
Trump ise çelişkili mesajlar veriyor. 19 Ekim’de Kansas’taki mitinginde ABD’nin “İran’dan şimdi çekilebileceğini” söyledi, Tahran’ın asla nükleer silaha sahip olmayacağını vurguladı ve İran’ın ne donanmasının ne de hava kuvvetlerinin kaldığını iddia etti. İran Dışişleri Bakanı, Trump’ın geçen ay reddettiği yedi günlük ateşkes önerisinin hâlâ geçerli olduğunu söylüyor; ancak nükleer müzakereler tıkanmış durumda.
İran yalnız da değil. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, savaşın başlamasından bu yana Tahran’a ilk ziyaretini gerçekleştirerek ABD-İsrail saldırılarını hukuka aykırı olarak nitelendirdi. İran devlet medyası Çin Başbakanı’nın da İran’a destek verdiğini aktardı.
Petrol ve hava yolculuğuna etkisi
Piyasalar uzun soluklu bir gerilimi fiyatlıyor. 20 Ekim’de Brent petrolün varili 109,8 dolar, WTI ise 98,7 dolar civarında işlem gördü. Irak, ihracatının bu ay günlük 3,4 milyon varilin üzerine çıktığını ve petrolün Hürmüz, Türkiye’nin Ceyhan Limanı ve Suriye üzerinden tankerlerle taşındığını açıkladı. Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarıyla birlikte Körfez havacılığı da zor günler geçiriyor: Etihad, Abu Dabi’den Dammam, Riyad ve Cidde’ye uçuşlarını 24 Ekim’e kadar iptal etti.
Bundan sonra ne olacak?
Önümüzdeki haftalar, kırılgan sükûnetin sürüp sürmeyeceğini belirleyecek. İran’ın nükleer programı, Hürmüz’ün kontrolü ve yaptırımların hafifletilmesi gibi temel anlaşmazlıklar çözümsüz duruyor. Batırılan her gemi ve vurulan her üs, Washington’ı müzakereye dayalı bir ateşkes ile kapsamlı saldırılara dönüş arasında tercih yapmaya zorluyor. İsrail “işi bitirme” konusunda ısrar ederken İran’ın bölgenin dijital omurgasını tehdit etmesi, savaşın daha geniş bir ikinci evreye girme riskini artırıyor.
Kaynaklar
- Council on Foreign Relations, Global Conflict Tracker, “Conflict With Iran” (Ekim 2026 güncellemesi)
- Gulf News, “US-Israel-Iran war: Lull nears ‘breaking point’,” 20 Ekim 2026
- Al-Monitor, “US airstrikes target Iran’s Bandar Abbas, Qeshm Island,” Eylül 2026
- Iran International, “US and Israel threaten renewed Iran strikes, Tehran warns of response,” 19 Ekim 2026
- EconoTimes / CNN, “U.S. official denies Iran’s claim of strike on Konarak naval base,” 20 Ekim 2026
Görsel: USS James E. Williams, Hürmüz Boğazı’ndan geçerken. Fotoğraf: ABD Donanması, MC3 Daniel J. Meshel (kamu malı).



